Genel

Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabının “Pijama Gömlek” isimli öyküsünden alıntı:

Annem; gömleklerimizi, iç çamaşırlarımızı elinde dikerdi. Elinden dikiş gelir ve babam ne gibi bir kumaş getirmişse o da bedenimize uydurur,  bize gömlek, pantolon, etek yapardı. Tepedeki evde bulunduğumuz sıralarda, pijamalık bir kumaştan özene bezene bana bir gömlek dikmişti. Aslında bu kumaşı, nereden buldu ise bir top halinde babam getirmişti ve “Çocuklara ihtiyaçları olan esvapları dikersin” 

Okumaya devam et…

Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabının “Su Fotoğrafları” isimli öyküsünden alıntı:

O zamanlarda fotoğraf makinesi olmazdı evlerde. Fotoğraflar da çok enderdi ve olanları, ev ziyaretlerinde ev sahibi ortaya çıkartır, misafirlere gösterir ve uzun uzun anlatırdı. Fotoğraf için fotoğrafçıya gitmek gerekirdi. Bizler ilkokul veya ortaokulda iken, bizlerden istenen fotoğraflar sokaklarda dolaşan fotoğrafçılar tarafından çekilirdi. Bu fotoğrafçıların üçayaklı sehpa üzerine oturtulmuş körüklü fotoğraf makineleri vardı. Bu makinenin karşısına 

Okumaya devam et…

Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabının “Uçurtma Günleri” isimli öyküsünden alıntı:

Oğlum küçükken sordu: “Baba, ne zaman uçurtma uçurulur?” “Çocuklar zamanını bilir oğlum” dedim. Gerçekten çocuklar bilir uçurtma zamanı geldiğini. Kimse onlara bir şey söylemez, bir şey öğretmez uçurtma ile ilgili. Kendiliklerinden bilirler, sanki tabiatın ne zaman uyanmayı bildiği gibi. İlahi bir organizasyon çocuklara uçurtmaları hazırlamalarını söyler, çıtalar çakılır, krepon kağıtları kesilir, ipler sarılır, siz çayırların 

Okumaya devam et…

Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabının “Okula Sinema Geliyor” isimli öyküsünden alıntı:

O tarihlerde Kadıköy de bir sinema salonu olmakla beraber ben sinemaya hiç gitmemiştim. Benim gibi çoğu çocuklarda herhalde gitmemiştir. İlkokuldayken bir gün öğretmenimiz okulumuzda sinema gösterileceğini söyledi. Tabii sinemanın ne olduğunu biliyorum ama hiç görmemişim, diğer çocuklar da sevindiler ve okulda hep bu konu konuşulmaya başladı. O gün geldiğinde, sabah erkenden sinema makinesinin kurularak öğleden 

Okumaya devam et…

Nabi Gürus’un oğlu Ümit Gürus “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabına ilişkin ne söyledi ?:

“Babam Nabi Gürus, kitapta çocukluğundan söz ederken, bugün içinde bulunduğumuz maddiyata dayalı ve yüksek devinimli zaman dilimine çok yabancı bir dönemi anlatıyor. Hayat tabii ki değişiyor ve herşeyin ayni dinginlikte kalmsı mümkün değil. Ancak; unutulmuş bazı değerleri bir kez daha hatırlatması bakımından zevkle okunacak bir kitap”. Ayrıca Ümit Gürus ; “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 

Okumaya devam et…

Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabının giriş sayfalarından bir alıntı:

Benim çocukluğumda kendimizin malı evimiz olmadı. Bu nedenle kira evlerinde yaşadık. Böylece taşınmanın zorluklarını, yeni arkadaşlara alışmanın sıkıntılarını ve sık sık değişik insanlarla komşu olmanın tereddütlerini daha küçücük bir çocukken tattım. Çocukluğumun önemli bir bölümü Annem, Babam, Anneannem ve beş kardeşimle birlikte Bostancının bir köyü olan Tepeköy veya Cumhuriyet öncesindeki adı ile Yeni Kariye denilen 

Okumaya devam et…

Yazar olarak Nabi Gürus:

Nabi GÜRUS bir edebiyatçı değildi, zaten böyle bir iddiası da hiç olmadı. Bir tesadüf eseri bu kitabı oluşturan daktilo sayfaları elime geçtiğinde yazarın hüzünlü içtenliği ve anlatının basit renkliliği beni içine çekti. Nabi GÜRUS ve yaşadığı dönemler hakkında araştırma yaparken, onun kaleminden çıkmış bir sürü belge gördüm ama bunlar hep Dünya Bankası Raporları, Büyük Bankaların 

Okumaya devam et…

Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabı üzerine, editör İsmail Kaplan’ın yorumu ve kitabın önsözünden bir alıntı:

Nabi GÜRUS bir edebiyatçı değildi, zaten böyle bir iddiası da hiç olmadı. Bir tesadüf eseri bu kitabı oluşturan daktilo sayfaları elime geçtiğinde yazarın hüzünlü içtenliği ve anlatının basit renkliliği beni içine çekti. Bu kitap bir edebiyat heveslisinin yazarlık hamlesi değil. Yalnızca zorluklarla dolu bir çocukluğun kırgın ama yine de coşku dolu ağıtı. İlginç olan, bu 

Okumaya devam et…

Nabi GÜRUS Kimdir?

Nabi Gürus kimdir: 1923 yılının Ocak ayında İstanbul Üsküdar da doğdu. 1920 li ve 1930 lu yıllarda; 5 kardeşi ile birlikte Bostancı da olağanüstü bir fakirlik içinde büyüdü. Genellikle Büyük şehirlerde yaşayanlara ilişkin fakirlik fikri çok alışılmış değildir, ancak bu kitap, eğitimli ve doğma büyüme bir İstanbul ailesinin fakirlik öyküsünü anlatmak bakımından bazı ezberleri bozuyor. 

Okumaya devam et…