Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabı üzerine, editör İsmail Kaplan’ın yorumu ve kitabın önsözünden bir alıntı:

Nabi GÜRUS bir edebiyatçı değildi, zaten böyle bir iddiası da hiç olmadı. Bir tesadüf eseri bu kitabı oluşturan daktilo sayfaları elime geçtiğinde yazarın hüzünlü içtenliği ve anlatının basit renkliliği beni içine çekti.

Bu kitap bir edebiyat heveslisinin yazarlık hamlesi değil. Yalnızca zorluklarla dolu bir çocukluğun kırgın ama yine de coşku dolu ağıtı. İlginç olan, bu küçük öyküler dizisinin kaleme alındığı yıllar ile olayların akıp gittiği zaman dilimi arasında nerede ise yetmiş beş yıldan fazla var ve anlatı hala olayların geçtiği yıllardaki çocuksu duygu anaforlarını mükemmel bir canlılıkla yaşatıyor.

Bu renkli öykünün aslında gerçek kahramanları evler. Bir çocuğun gözünden “Ev” olgusunun ne denli önemli ve asla silinemez bir “gölge tarih” oluşturduğunun belki de unutulmaz bir ispatı.

Nabi Gürus bu anlatıyı bir kitap olarak hiç planlamamış olmalı, sadece kendinden sonraki nesil’e bir mektup bırakmış. Bu bakış açısı; orijinal belgenin kapağındaki atıf sayfasından da belli oluyor, sizde önceki sayfada gördünüz zaten..

Ölümünden sonra elimize ulaşan bu kitabı derlemeye ve basmaya karar verdik. Bu arada yazarın kendi anlatısına hiç dokunmadık. Orijinal belge daktilo ile yazılmıştı ve tapaj hataları düzeltildi. Nerede ise hiç imla hatası yoktu, ancak kullanılan dili, bazı kelimelerde ve cümlelerde günümüzün konuşma içeriklerine uyumlu hale getirdik. Kendi eli ile çizdiği kroki; siz değerli okuyucular için hoş bir seyir haritası olacaktır.

Çocukluk hangimizde derin izler bırakmadı ki.. Ama fakirlik hiç unutulmaz!

İsmail KAPLAN

Editör – İVK

Bir cevap yazın