Nabi Gürus un “Evler, Anılar, Bostancı – Hikayeler 1928-1939” Kitabının “Okula Sinema Geliyor” isimli öyküsünden alıntı:

O tarihlerde Kadıköy de bir sinema salonu olmakla beraber ben sinemaya hiç gitmemiştim. Benim gibi çoğu çocuklarda herhalde gitmemiştir.

İlkokuldayken bir gün öğretmenimiz okulumuzda sinema gösterileceğini söyledi. Tabii sinemanın ne olduğunu biliyorum ama hiç görmemişim, diğer çocuklar da sevindiler ve okulda hep bu konu konuşulmaya başladı. O gün geldiğinde, sabah erkenden sinema makinesinin kurularak öğleden sonra film gösterisi yapılacağı ilan edildi. Bostancı çarşısına ve mahalle halkına da haber vermiş olmalılar ki, büyüklerinde sinema seyretmeye geleceği söylendi. Fakat garip olan, bu gösterinin paralı olduğu idi. Parasını şimdi hatırlamıyorum ama ilkokuldaki çocukların hiçbirinin parası yoktu ki. Gelecek olan büyükler para verebilirlerdi veya parası olanlar gelirlerdi ama çocukların durumu farklı idi ve üstelik sinema ilkokulda, okul saatinde gösteriliyordu. Ben de bütün arkadaşlarım gibi çok üzüldüm. Biraz sonra bir adam, bir hamalın sürdüğü el arabası ve üzerinde birtakım aletler ile geldi. Bu adam okul teneffüs salonunun pencerelerini siyah kâğıtlarla kapatarak sinema salonu haline getirmişti..

Bir cevap yazın